Türkiye’nin En Ünlü Antik Kentleri

Türkiye’nin En Ünlü Antik Kentleri

Türkiye’nin En Ünlü Antik Kentleri

Yaşadığımız coğrafyanın ne kadar kıymetli bir hazine olduğunu her zaman göğsümüz kabararak söylüyoruz şüphesiz. Başımızı ne yana dönsek farklı bir doğal güzellik gördüğümüz ülkemizde Kültür Bakanlığı’nın belirlediği 78 antik kent var, ancak hala belirlenemeyenler ile bu sayı yaklaşık 100’e yakın. Bu sıralamaya giren antik kentlerin en ünlülerini sizin için derlediğimiz yazımızda bulabilirsiniz.



Afrodisias, Karacasu, Aydın

Afrodisias, Karacasu, Aydın

İsmini güzellik ve aşk tanrıçası olan Afrodit’ten alan Karacasu Afrodisas antik kenti, Milattan Önce 6. yüzyılda küçük bir köy iken sonralarında koca bir Roma İmparatorluğu’na dönüşmüştür. Antik Çağ’ın mimari, sanat ve heykeltıraş alanında öncülük eden şehirde görebileceğiniz tarihi kalıntılar arasında stadyum, tiyatro alanı, odeon, piskopos sarayı, felsefe okulu ve Tanrıça Aphrodite yapılan tapınak bulunuyor. Tarih boyunca pek çok medeniyetin hâkimiyeti altında kalan Afrodisias, 1413 yılında Osmanlı topraklarına katılarak kültürel miraslarımıza eklenmiş oldu.

Alacahöyük, Alaca, Çorum

Alacahöyük, Alaca, Çorum

Atatürk’ün öncü olması ile 1935 senesinde başlayan kazı çalışmalarıyla gün yüzüne ulaştırılan Alacahöyük, Çorum’un Alaca bölgesinde konumlanıyor ve Frigyalılar, Bizanslılar ve Romalılardan izler taşıyor. Hala devam eden kazı çalışmalarında gün geçtikçe daha çok kültürel mirasa ulaşılabiliyor. Topraklarımız geniş bir medeniyet geçmişine sahip olduğu için kim bilir yıllar içerisinde daha hangi değerli parçalara ulaşılacak. Burada gezip görebileceğiniz yapılar arasında en dikkat çekici olanı, tarım toplumuna geçildiğinde kuraklık sorunları ile karşılaşmamak için yapılan ilk barajlardan biri olacak. Ayrıca ‘’Potern’’adı verilen savunma tünelleri ile dolu olan antik kentte maden atölyeleri, silolar ve drenaj sistemleri de bulunuyor.

Çatalhöyük, Çumra, Konya

Çatalhöyük, Çumra, Konya

2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Çatalhöyük ilk yerleşik hayata geçenlerin topraklarından sayılıyor. Sosyal örgütlenmenin temellerinin atıldığını gösteren duvardaki resimler, heykeller ve daha pek çok sanatsal eseri görebileceğiniz Çatalhöyük, yerleşimin ilk kanıtı olan kerpiç, ağaç ve kamış evlerden oluşuyor. Avcılığın devam ettiğini gösteren geyik başı, boğa başı gibi kalıntıların da bulunduğu antik kentten çıkartılan pek çok eser de Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Pergamon, Bergama, İzmir

Pergamon, Bergama, İzmir

Helenistik döneme ait olan bu olağanüstü antik kent, Milattan Önce 281’li yıllarda yaklaşık olarak 150 yıl süren bir krallığın mirası olarak korunuyor. Tapınaklar, sosyalleşme alanları, sokak ve meydanlar, şahane tiyatro sahnesi ve 200.000 kitaptan oluşan devasa kütüphanesi ile koca bir kaleye sahip antik kent her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Pergamon antik kentinin en yüksek noktasında başlayan hâkimiyet zamanla ovalara doğru inerek büyümü ve bu nedenle de şu an Bergama Pergamon da ikamet eden halk, antik kentle iç içe yaşamaya devam ediyor.

Assos Antik Kenti, Ayvacık, Çanakkale

Assos Antik Kenti, Ayvacık, Çanakkale

Milattan önce 6. yüzyıla kadar uzanan geçmişi ile Ayvacık ilçesinin Behramkale Köyü’nde bulunan Assos Antik Kenti, yaklaşık 20 metre yüksekliğinde surlar ile çevrilen ve iki ana giriş kapısının bulunduğu eski bir yerleşim yeri. Nekropol ismi verilen ve o dönemde ölüleri eşyaları ile beraber gömdükleri mezarlar, 12 Olimpos Tanrısı’ndan biri olan Athena için yapılan Athena Tapınağı, yaklaşık 2500 kişilik kocaman amfi tiyatrosu, agora ve agora etrafında spor yapmak için ayrılan büyük alanı ziyaret edebilirsiniz.



Myra Antik Kenti, Demre, Antalya

Myra Antik Kenti, Demre, Antalya

Myra, kelime olarak “Yüce Ana Tanrıça’nın Yeri” anlamına geliyor. Zaten dağların denize bakan yamacına oyularak oluşturulan bu kenti gördüğünüzde neden bu isimle anıldığını hemen anlayacaksınız. Milattan Önce 5. yüzyıla dayanan tarihi ile zengin bir geçmişi olan Myra Antik Kenti, üç tarafı dağlarla çevrili olmasına rağmen zamanında çok kez korsan saldırılarına maruz kalmış. Pek çok eserin tahribe uğraması ve Demre Çayı’ndan gelen alüvyonlar nedeniyle aldığı hasarlara rağmen günümüze kadar ulaşmayı başaran kalıntılar arasında en ilgi göreni, 10 bin kişilik kapasiteye sahip olan devasa tiyatrosu. Myra Antik Kenti’nde de Nekropol mezarları var, ancak buradakileri kabartma ve yazılar ile süslendiğinden dolayı karşıdan bakıldığında bir evi andıracak kadar özenli. Antalya şehrinde ilginizi çekebilecek yerler için Antalya gezilecek yerler sayfasını ziyaret edebilirsiniz.