Pamukkale Traverterleri Nasıl Oluşur, Nasıl Gidilir ?

Pamukkale Traverterleri Nasıl Oluşur, Nasıl Gidilir ?

Pamukkale Traverterleri Nasıl Oluşur, Nasıl Gidilir ?

Öncelikle traverten kelimesinin nereden geldiğine bakacak olursak, Romalılara kadar ulaşabiliyoruz. Romalılar zamanında büyük çökellere “Tivertino” denmekteydi. Günümüze gelene kadar değişim geçirerek “traverten” olmuştur.

Travertenler direkt doğal taş olarak oluşmamıştır. Çeşitli kimyasal tepkimeler sonucunda bazı taş yapıları travertenlere dönüşür. Eski çağlardan beri Pamukkale bölgesinde termal suların (sıcak su) olduğu bilinmektedir. Bu bölgede yer altında sıcaklıkları değişken olan sular bulunmaktadır. Yapılan araştırmalara göre bölgede 100 dereceye varan sular bulunmaktadır.

Günümüzde travertenlerin bu kaynaklardan daha iyi faydalanabilmesi için çeşitli yollarla termal sular iletilmektedir. Bir kanal aracılığıyla sular 240 – 300 metre taşınır. Bu sular hem çökeltileri doldurur hem de taşların üzerinden geçerek sürekli olarak beyaz kalmalarını sağlar. Önceden traverten katmanlarını insanlar girebiliyordu fakat artık bu yasaklandı. Çünkü kirlenen termal su travertenin sarılaşmasına neden oluyor ve çirkin bir görüntü oluşturuyor.

Travertenin ilk oluşum sürecine bakacak olursak

Havuzcuklarda biriken kalsiyum karbonat ilk başlarda çok yumuşak jel halindedir. Zamanla katılaşarak “traverten” halini alır. Her ne kadar katılaşarak desek de normal taş kıvamını hiçbir zaman almaz. Bu yüzden turistlerin üzerlerine çıkması yasaklanmıştır. Çünkü basınçla birlikte taşın dengesi bozulur.

Traverten malzemesinin kullanım alanları

Travertenin birçok kullanım alanı mevcuttur. İnsanlar sadece turizm amaçlı olarak görse de özellikle yapı malzemesi olarak da kullanılır. Tek başına kullanılmaz genellikle mermer ile kullanılır. Denizli, Mersin, Sivas, Burdur illerinde traverten ocakları bulunmaktadır. Buralarda üretilen travertenler moloz, blok gibi yapılara dönüştürülür. Hem iç piyasada hem de dış piyasada alıcısı da oldukça fazladır.

Pamukkale Travertenleri neden beyaz renkte?

Pamukkale travertenlerinin geçmişi aslında bilim adamları tarafından hesaplandı. Yaklaşık olarak 14000 yıldan beri buradaki termal sular neredeyse aynı hızda akmaya devam ediyor. Yer altından gelen suyun sıcaklığı ortalama 35 derece civarında. Tabi bu sıcaklık mevsim şartlarına göre değişmektedir.

Bu taşları beyaz renge çeviren en önemli etken suyun içerisindeki elementler ve bileşiklerdir. Özellikle suyun içerisinde bulunan kalsiyum bikarbonat taşların beyaz renge dönüşmesini sağlıyor. Su aktığı sırada karbondioksit gazları ortaya çıkıyor ve taştan ayrılıyor. Kalsiyum tuzları da oksijenle tepkimeye girerek kireç taşına dönüşüyor ve taşları oluşturmaya başlıyor. Suyun içerisindeki kimyasallar da bu tepkimelerin oluşmasını tetikliyor. Bu yüzden suyun aktığı yerler beyaz, suyun akmadığı yerler ise zamanla siyah renge dönüşür. Yani aslında tüm bunların sebebi Kalsiyum diyebiliriz.

Pamukkale’deki sarkıtların oluşum nedenine de bakacak olursak; biriken sular küçük havuzcuklarda birikiyor ve zamanla bu havuzcuktaki su dolduğundan taşıyor ve bir alt havuzcuğa geçiyor. Bu geçiş sürecinde de sarkıtlar oluşuyor.

Pamukkale’deki termal sularda sadece kalsiyum bulunmuyor. Yüzlerce mineral bu suyun sağlık için de çok faydalı olmasını sağlıyor. Bu yüzden Pamukkale’ye gittiğinizde bu sulardan faydalanmayı kesinlikle unutmayın.

Pamukkale Travertenlerine Nasıl Gidilir?

Beyazın muhteşem estetiği olan Pamukkale travertenlerine gitmek için birçok yolunuz bulunmakta. Sizlere bu yolları anlatacağız. Denizli ile Pamukkale arasındaki mesafe çıkış noktanıza göre değişir. Fakat Denizli’nin üçgen meydanını baz alırsak 20 km’dir.

Kendi özel arabanızla gitmek için

Çınar meydanından kalkarsanız, Atatürk caddesinden düz ilerlediğinizde emniyet müdürlüğünün ışıklarına varırsınız. (Burası aynı zamanda halk arasında Tavas – Acıpayam yolu olarak da bilinir.) Buradan sola dönüp İzmir istikametine Üçgen meydanına gidiyoruz.

Üçgen meydanından sağa döndüğünüzde yaklaşık 4 km sonra Sevindik Trafik Müdürlüğü’ne varıyorsunuz. Tam burada Pamukkale levhalarını da göreceksiniz. Sağ taraftan tüneli geçtikten sonra Pamukkale 14 km levhasını görebilirsiniz.

Bu yol bizi dosdoğru Korucuk köyü ve de akabinde Irlıganlı kavşağından sonra Pamukkale’ye götürür.

Not: Denizli’ye hangi istikametten gelirseniz gelin, Üçgen meydanı Denizli’nin en bilinen noktalarından biridir. Bu istikametten her yöne gidebilirsiniz.

 Otogardan minibüsle gitmek için

Pamukkale’ye gitmek için en kolay yollardan birisi de otogardan minibüse binmektir. Denizli’de garaj çalışmaları devam ettiği için şu andaki otogar Sarayköy yolu üzerindedir. Buraya dolmuşlarla veya belediye otobüsleri ile gelebilirsiniz. Garaja geldiğinizde Karahayıt – Pamukkale minibüslerini göreceksiniz. Bunlara binerek (Kişi başı 3 TL) travertenlere kolaylıkla gidebilirsiniz. Yol yaklaşık 30 – 40 dakika sürmektedir.

Minibüsten indiğinizde zaten travertenleri hemen göreceksiniz yaklaşık 60 metre ileridedir. Buraya ayakkabılarınızla giremiyorsunuz. Bu yüzden rahat şeyler giyinin. Ayakkabınızı elinize alıp buraya doğru tırmanın.

İPUÇLARI:

Pamukkale’de rahat rahat gezmenin en iyi yollarından biri müze karttır. Bu kart sayesinde Pamukkale içerisinde müzelerde de ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

Eğer müze kartınız yoksa Pamukkale’ye giriş için kişi başı 30 TL ödersiniz ve içerideki her bir müze için de ayrı ayrı ücrete tabi olursunuz.

Pamukkale travertenleri gezisi aslında ucuz bir tatil çeşididir. Yaklaşık olarak 1 – 1.5 günde gezinizi tamamlayabilirsiniz. Yaklaşık olarak masraf da 160 TL civarı olur. Şimdi masraflarınıza bir göz atalım:

Masraflar:

· 30 TL müze kartı (Bir seferliğe mahsus)

· 40 TL pansiyon ücreti ( Yarım pansiyon ücretidir – Yemek dahil olmaz )

· 50 TL yemek ücreti ( Yarım pansiyonda kalırsanız dışarıdan yemek zorunda kalacaksınız )

· 40 TL ( Yol masrafı + Hediyelik eşyalar vs. )

Toplamda 150 TL gibi bir parayla çok güzel 2 gün geçirebilirsiniz. Üstelik termal sulardan da faydalanırsını